
Yangın güvenliğinde en çok konuşulan ekipman yangın tüpüdür. Oysa tüp, yangın fark edildikten sonra işe yarar. Asıl kritik olan, yangının fark edilmediği ilk dakikalardır ve bu boşluğu yalnızca algılama sistemi kapatır.
Yangın nasıl ilerler?
Çoğu yangın alevlenmeden önce uzun bir için için yanma evresi geçirir. Bu evrede görünür alev yoktur ama duman ve zehirli gazlar birikmeye başlar. Gece uyuyan insanlar için asıl tehlike alev değil, bu evrede biriken dumandır; duman uyandırmaz, uyuşturur.
Algılama sistemi ne yapar?
Dedektörler ortamdaki duman ya da sıcaklık değişimini insan fark etmeden algılar; panel alarm verir, sirenler çalar, gerekiyorsa anons sistemi tahliye yönlendirmesi yapar. Kazanılan her dakika, tahliye için doğrudan hayat demektir.
Hangi ortamda hangi dedektör?
Yangın algılamada en sık yapılan hata, tüm hacimlere aynı tip dedektör koymaktır:
- Ofis, koridor, yatak odası: Optik duman dedektörü
- Mutfak, kazan dairesi, otopark: Isı dedektörü (duman ve egzoz yanlış alarm üretir)
- Tozlu üretim alanları: Ortama uygun özel tip dedektörler
- Havalandırma kanalları: Kanal tipi duman dedektörü
Mutfağa optik duman dedektörü koyarsanız her yemekte alarm çalar; bir süre sonra sistem devre dışı bırakılır ve gerçek yangında kimse haberdar olmaz.
Konumlandırma kuralları
Dedektör tavanın ortasına, havalandırma çıkışından uzağa ve duvardan belirli mesafede konumlandırılır. Kirişli tavanlarda kiriş yüksekliği kapsama alanını değiştirir; bu detay projede hesaba katılmalıdır.
Sistem kurulduktan sonra
Yangın algılama sistemleri hiç çalışmadıkları için güvenilir sanılır. Oysa toz tutmuş bir dedektör ya da aküsü bitmiş bir panel, ihtiyaç anında sessiz kalır. Periyodik test ve bakım, sistemin kendisi kadar önemlidir.